Binboğalar Efsanesi – Yaşar Kemal

Roman & Hikaye & Öykü Kitap Herif 54 Okuma


Binboğalar Efsanesi – Yaşar KemalAladağın ardında, uzun bir koyak var. Koyak baştan ayağa ormanlık. İçinden

yüzlerce pınar kaynıyor. Dört yanları naneli, pürenli, içleri çakıl taşlı, soğuk,

aydınlık pınarlar. Pınarlardan su yerine aydınlık kaynıyor, oluklardan su yerine

ışık şakırdıyor. Çok eski zamanlardan bu yana burası, Aladağın ardı Türkmenin,

Yörüğün, Aydınlı Yörüğünün yaylağı. Çukurova ne zamandan bu yana bu

insanların kışlağıysa, o zamanlardan bu yana da Aladağın koyağı bunların

yaylağıdır. Yörükleri ne bu kışlaktan, ne bu yaylaktan kolay kolay ayıramazsın,

ölürler. Bir kayanın doruğunda bitmiş bir ot nasıl inatla köklerini sert çinke

taşlarına sarmış, tutunmuşsa, Aladağ Yörüğü de öyledir.

Demirci Haydar Usta yürürken zınk diye duruverdi. Sağ elini bakır kızılı uzun

sakalına götürdü, sakalını tam çenesinin altından sertçe tutamladı. Sol eli de

kendinde olmadan sağ elini izledi. Haydar Ustanın adımları gittikçe

yavaşlıyordu. Sonra ağır ağır gittiler, durdular. Haydar Usta bir süre olduğu

yerde öylece kaldı. Başını kaldırdı, havayı koklar gibi boynunu uzattı, sağına

soluna bakındı, sonra gene daldı gitti. Elleri sakalından çözülüp iki iri külünk

gibi yanlarına düşünce gene yürüdü. Gittikçe hızlanıyordu. Ceviz rengi bir şayak

şalvar giymişti. Sırtındaki yelek sırmalı, eski bir aba ya da cepken bozmasıydı.

Başında kendi eliyle keçi tüyünden ördüğü altın renginde bir börk vardı. Börk

ona iki kat heybet veriyordu. Kaşları da püskül püskül, geniş alnına, altın, uzun

börküne, çağıldayarak akmış gitmiş bakır sakalına uyuyordu.

 

Bir önceki yazımızda önerdiğimiz Bu Diyar Baştan Başa - Yaşar Kemal adlı kitabı da inceleyebilirsiniz.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{Kitap Herif}

Kitap okumayı seven bunu sizlere ücretsiz bir şekilde paylaşmaya görev edinmiş nadir insan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

site güvenlik bypass shell